İLKBAHAR
Ağaçların tekrar yeşermesinden, bitkilerin tomurcuklanmasına, hepimizin yenilendiği ilkbahar bizi ümitlendiren bir mevsimdir. Hava yavaş yavaş ısınmaya başlar en sevdiğimiz meyveler tekrar ortaya çıkar. Hepimiz heyecanla yeşil eriği bekleriz, çilek çıktı mı diye düşünürüz. Enginarlar, baklalar ile hafif ve zeytinyağlı yemeklere geçiş yaparız.


KIŞ
Bazen kar beyaz örtüye bürünüp bizi sevindiren kış mevsimi kimi zaman içimizi de titretir. Böyle günlerde bir bardak ıhlamur içimizi ıstır. C vitamini önemini tekrar kazanır, portakal, mandalina, limon, greyfurt bolca tüketilir. Toprakta yetişen sebzeler kalbimizi çalmayı başarır. Soframızda pancar, turp, havuç ve kerevize yer veririz.


YAZ
Hepimizin içinin ısındığı bol d vitamini aldığımız, iyileştiğimiz mevsimdir yaz… Meyvenin ve sebzenin en güzelini tazgahlarda görürüz. Bal gibi şeftali, yemyeşil erik, kiraz, malta eriği ve daha niceleri bizi karşılar. Kasa kasa yaz domatesi alıp kışlık domates hazırlığına girişiriz. Biberin en lezzetlisini buluruz, patatesin en tazesini ararız. Besine ve tazeliğe doyarız.



SONBAHAR
Yapraklar dökülür, kazaklar çıkar, depresyon mevsimi gelir çatar… Hemen içimizi ısıtsın diye çorbalar kaynar, çaylar hazırlanır. Ama mürdüm eriğinin son demlerini yakalarız, balkabağının en güzeli çıkar, mesela ıspanak alırız ki kışa güçlü hazırlanalım. Mandalinalar turuncu turuncu görünmeye başlar. Limon çiçeklerinin kokusu gelir burnumuza.Sonbahar mükemmel doğa döngüsünün en sonu… Bitince yerini kışa bırakır ve aynı döngü her seferinde bizi yeniden sarar.